Türkiye Vergi Teşvikleriyle Transit Ticaret Merkezi Olmayı Hedefliyor

blog-main
13.05.2026|3 Dk. Okuma

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez” programı kapsamında açıklanan yeni vergi ve yatırım düzenlemelerinin, Türkiye’nin uzun vadeli ekonomik konumlanma stratejisinin temel unsurlarından biri olduğunu açıkladı. Program, ülkenin bölgesel ölçekte finans, ticaret ve lojistik merkezine dönüşmesini hedefliyor.

Bakan Şimşek, reform paketinin; sanayi dönüşümü, yeşil ve dijital dönüşüm, demir yolları başta olmak üzere altyapı yatırımları, kamu maliyesi ve yönetişim reformlarını kapsadığını belirtti. Açıklanan ilk paketin odağında ise ihracatın artırılması, transit ticaretin teşviki ve İstanbul Finans Merkezi’nin (İFM) bölgesel bir merkez olarak konumlandırılması bulunuyor.

Bu çerçevede, transit ticarete yönelik kurumlar vergisi istisnası önemli bir adım olarak öne çıktı. İFM’de yerleşik şirketler için transit ticarette %100 kurumlar vergisi istisnası, merkez dışında faaliyet gösteren şirketler için ise %95 istisna uygulanacak. Bu düzenleme ile Türkiye’nin, Singapur, Hong Kong ve Hollanda gibi küresel ticaret merkezleriyle aynı çerçeveye yaklaştırılması hedefleniyor.

Transit Ticaret ve Lojistik Koridorlar

Türkiye’nin güçlü coğrafi konumu ve Orta Koridor gibi stratejik ticaret hatları üzerindeki yeri, transit ticaret politikalarının temel dayanakları arasında gösteriliyor. Daha önce %50 olan transit ticaret vergi istisnasının %100’e çıkarılması, bölgesel dağıtım, aktarma ve lojistik operasyonlar açısından Türkiye’nin rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor. Bu yaklaşım, hava kargo, deniz taşımacılığı ve kara lojistiğini entegre eden çok modlu taşımacılık yatırımları açısından da kritik bir zemin oluşturuyor.

Programın ikinci önemli ayağını ihracata yönelik kurumlar vergisi indirimleri oluşturuyor. Standart kurumlar vergisi oranı %25 seviyesinde korunurken ihracatçı firmalar için oran %14’e, üretici ihracatçılar için ise %9’a düşürülüyor.

Bu düzenleme, özellikle yüksek hacimli, zaman hassasiyeti yüksek hava kargo gönderileri ile çalışan üretici ve ihracatçı firmalar açısından maliyet yapısında önemli bir avantaj yaratıyor ve böylece imalat sanayisine yönelik doğrudan yabancı yatırımların artırılması hedefleniyor.

Bunun yanı sıra hizmet ihracatında vergi istisnasının %100’e çıkarılması, yazılım, mühendislik, mimarlık, tasarım, sağlık turizmi ve dijital hizmetler gibi alanları kapsıyor. Türkiye’nin hizmet ihracatında halihazırda 60 milyar doların üzerinde fazla verdiği hatırlatılırken bu alandaki büyümenin ticarette artan korumacılığa karşı daha dayanıklı bir yapı sunduğu ifade ediliyor. Hizmet ihracatının artması, uluslararası personel hareketliliği, hızlı taşımacılık ve hava yolu bağlantılarının lojistik altyapı üzerindeki önemini daha da artırıyor.

İstanbul Finans Merkezi ve Yatırımcı Dostu Düzenlemeler

Program sırasında yapılan açıklamaya göre İstanbul Finans Merkezi’ni bölgesel üs haline getirmeyi amaçlayan düzenlemeler kapsamında, bölgesel merkezini İFM’ye taşıyan şirketlere 20 yıl boyunca kurumlar vergisi istisnası sağlanacak. Ayrıca gelir vergisi istisnası, asgari ücretin dört katına kadar uygulanacak.

Yatırım süreçlerini hızlandırmak amacıyla Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, yatırımcılar için tek durak ofis modeline dönüştürülecek. Şirket kuruluşu, çalışma izinleri, gümrük, vergi ve sosyal güvenlik işlemleri tek noktadan yürütülecek.

Öte yandan Şimşek, bölgesel jeopolitik risklerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisinin yönetilebilir seviyede olduğunu belirtti. Petrol fiyatlarının 2026 vadeli kontratlarda ortalama 83 dolar/varil seviyesinde seyrettiği, farklı senaryoların ise yakından takip edildiği aktarıldı. Bu çerçevede enerji maliyetleri, taşıma fiyatları ve navlun üzerinde oluşabilecek etkiler, lojistik ve taşımacılık sektörü açısından yakından izlenmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor.

Kaynak: AA

Paylaş:facebook-iconlinkedin-iconwhatsapp-iconx-icon

En Güncel