Türkiye 2025’te Demiryolu ile 25,3 Milyon Yük Taşıdı

blog-main
01.04.2026|4 Dk. Okuma

TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Yalçın, Türkiye’nin demiryolu yük taşımacılığında 2025 yılında 25,3 milyon ton taşıma hacmine ulaştığını açıkladı. Yalçın, Orta Koridor’dan Marmaray’a, liman bağlantılarından dijitalleşme yatırımlarına kadar uzanan çalışmalarla Türkiye’nin bölgesel ve küresel ticarette “yeşil bir köprü” haline gelmeyi hedeflediğini vurguladı. 

Demiryolu Yük Taşımacılığında 2026 Hedefi 25,5 Milyon Ton 

2025 yılını planlı ve istikrarlı çalışmaların sonuçlarını aldıkları verimli bir yıl olarak değerlendiren Yalçın, toplam taşımada 22,1 milyon ton yurt içi3,2 milyon ton yurt dışı, olmak üzere 25,3 milyon tona ulaştıklarını aktardı. TCDD Taşımacılık, 2026 yılında bu rakamı 22,1 milyon ton yurt içi, 3,4 milyon ton yurt dışı olmak üzere toplam 25,5 milyon tona yükseltmeyi hedefliyor. 

Orta Koridor Türkiye’yi Küresel Lojistikte Stratejik Noktaya Taşıyor 

Türkiye’nin jeostratejik konumunun sağladığı avantajlara dikkat çeken Yalçın, Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Güzergâhı (Orta Koridor) üzerindeki Türkiye’nin rolünün giderek güçlendiğini ifade etti. 

Bu hattın ana bileşenlerinden biri olan Bakü–Tiflis–Kars (BTK) Demiryolu Hattı üzerinden Kuzey Koridoru’nda 20 gün, Güney Koridoru’nda 60–90 gün süren taşımalar 10–15 güne düşüyor. Orta vadede bu sürenin 10 güne düşürülmesi, uzun vadede ise bu güzergâhta yılda 1.500 blok tren işletilmesi hedefleniyor. 

Marmaray’ın sağladığı kesintisiz Asya–Avrupa geçişi de Çin’den gelen yüklerin Avrupa’ya durmaksızın aktarılmasını mümkün kılıyor. Ayrıca 2025’te devreye alınan Bandırma–Tekirdağ Tren Feribot Hattı, Marmaray’dan geçemeyen yükler için alternatif bir güzergâh oluşturuyor. 

Bununla beraber Avrupa Birliği’nin yeşil lojistik politikalarının zorunlu hale geldiğini belirten Yalçın, demiryolunun karayoluna kıyasla sağladığı düşük karbon emisyonunun Türkiye’yi transit taşımacılıkta daha cazip kıldığını ifade etti. 

TCDD Taşımacılık, 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı doğrultusunda yeni nesil, çevreci lokomotiflerle filoyu modernize ediyor, hatları kademeli olarak elektrikli hale getiriyor ve yeşil taşımacılık ilkelerini operasyonel sürece entegre ediyor. Yalçın, “Bu yaklaşım, Türkiye’yi yalnızca bir ulaşım güzergâhı değil, aynı zamanda ‘yeşil bir ticaret köprüsü’ konumuna taşımaktadır.” diye ekliyor. 

Demiryolu Ağı 2028’e Kadar 17 Bin Kilometreye Çıkacak 

Ulaştırma yatırımlarında demiryolunun payının yüzde 50’nin üzerine çıkarılmasının sektöre doğrudan yansıdığını belirten Yalçın, 2028’e kadar demiryolu ağının 17.287 km’ye çıkarılmasının planlandığını aktardı. 

2025 yılında filonun güçlendirilmesi kapsamında 16 adet E5000 Millî Elektrikli Lokomotif ile 100’ü askerî tank taşıma vagonu olmak üzere toplam 673 yük vagonu hizmete alındı. Bununla birlikte, lojistik altyapının geliştirilmesine yönelik çalışmalar doğrultusunda lojistik merkez sayısının 12’den 25’e çıkarılması, ayrıca demiryolu ağında elektrikli ve sinyalli hat oranının artırılması hedefleniyor. 

Liman ve Lojistik Merkez Entegrasyonu Güçleniyor 

Türkiye’deki 192 liman ve iskelenin 23’ünün demiryolu bağlantılı olduğunu belirten Yalçın, 2025 yılında bu limanlardan 4,8 milyon ton yük taşındığını söyledi. Aynı yıl demiryolu bağlantılı 12 lojistik merkez üzerinden 5,3 milyon ton yük taşınarak toplam taşımaların yüzde 21’ine ulaşıldı. Bu entegrasyon, çok modlu taşımacılığın Türkiye’de giderek daha kritik bir rol üstlendiğini gösteriyor. 

Dijitalleşme ve Akıllı Taşımacılık Operasyonları Dönüştürüyor 

Yalçın, rekabet gücünün dijital çözümlerle önemli ölçüde arttığını belirterek yürütülen yatırımları aktardı. Bu kapsamda, Lojistik Terminal Yönetim Sistemi (LTYS) ile konteyner süreçlerinin uçtan uca dijital olarak yönetildiğini, Kurumsal Kaynak Yönetim SistemiKTYS ve MTYS üzerinden müşteri taleplerinin ve yük siparişlerinin bütünleşik bir altyapıyla dijital olarak takip edildiğini ifade etti.  

 

Araç Konum Sorgulama Sistemi ile tüm vagon ve lokomotiflerin anlık izlenebilir hâle geldiğini belirten Yalçın, büyük veri analitiği ve yapay zekâ destekli uygulamalar sayesinde kestirimci bakım, yük optimizasyonu ve risk analizi gibi alanlarda ileri çözüm geliştirme çalışmalarının sürdüğünü vurguladı. ISO 9001 belgelendirme sürecinin tamamlanmak üzere olduğunu da dile getiren Yalçın, tüm bu adımların kurumsal yapıyı güçlendirdiğini ve sürdürülebilir hizmet anlayışını desteklediğini ifade etti. 

Demiryolunda Türkiye’nin 2030 Vizyonu 

BTK hattı üzerinden yıllık yaklaşık 500 bin ton yük taşındığını belirten Yalçın, Çin–Avrupa arasındaki düzenli demiryolu taşımacılığının 2025 itibarıyla fiilen başladığını ve bugüne kadar 12 trenin varış noktalarına ulaştığını aktardı. 

2030 vizyonunda BTK hattının kapasitesinin artırılması, yeni destinasyonlarla genişletilmesi ve Kalkınma Yolu Projesi ile Zengezur Koridoru’nun entegrasyonu temel hedefler arasında yer alıyor. 


Demiryolu taşımacılığı; Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Afrika arasındaki doğal köprü konumunu modern teknolojilerle destekleyerek ülkeyi küresel tedarik zincirinin vazgeçilmez bir paydaşı hâline getiriyor. Dijital gümrük uygulamaları ve uluslararası iş birlikleriyle güçlendirilen bu altyapı, Türkiye’nin lojistik kapasitesini geleceğin ticaret dinamiklerine taşımaya devam ediyor. 

Kaynak: Lojistik Hattı

Paylaş:facebook-iconlinkedin-iconwhatsapp-iconx-icon

En Güncel